Son Makaleler
 
Ana Menü
Anasayfa
Haberler
Linkler
İletişim
Arama
Sık Sorulan Sorular
Webmail
Makaleler
Linkler
Giriş Formu





Parolamı unuttum?
Yeni kayıt
İstatistikler
OS: Linux l
PHP: 4.4.7
MySQL: 4.1.20-log
Zaman: 19:59
Caching: Disabled
GZIP: Disabled
Üyeler: 18
Haberler: 33
WebLinkleri: 1
Ziyaretçiler: 12462
Online Ziyaretçiler
Online Üye Yok
Toplam Ziyaretçi

Anasayfa
CHARGE CONSERVATİON LAW ON MANİFOLDS
Yazar Sertaç Özenli   
Çarşamba, 09 Ocak 2008

Charge conservation law on manifolds is discussed, and applied to Maxwell eqs. with or without source term, when expressed in terms of 4-potentials.

Devamı...
 
Bazı Kavramlar Üzerine Bir Söyleşi
Yazar Sertaç ÖZENLİ   
Çarşamba, 27 Haziran 2007

BAZI KAVRAMLAR ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ


Sertaç Özenli

      Zaman zaman gazetelerde ve, dergilerde ve TV konuşmalarında popüler ilim olaraktan anlatımlara, tartışmalara ve bunlara verilen cevaplara rastlamaktayız. Bunlar bize, ilimle ilgilenen kişilerin ilimle ilgilerinin ve ilim hakkında bilgilerinin ne denli yanlış, eksik ve tutarsız olduklarını açıkça göstermektedir. Pek çok kişi ilim hakkında, ve ilim–teknoloji bağlantılı yazılar yazmaktadır.

Devamı...
 
Deterministik Gereklilik mi Yoksa Şans mı?
Yazar Sertaç ÖZENLİ   
Cumartesi, 30 Eylül 2006

                  DETERMİNİSTİK GEREKLİLİK Mİ YOKSA ŞANS MI? 
 
Evrim mekanizmasının bugün dahi uzmanlar tarafından hâlâ tartışılır olduğu hepimizce bilinen bir gerçektir. Fakat bu tartışmanın daha çok detaylarda ve hatta semantikte yoğunlaştığını söyleyebiliriz. Ve  hemen belirtelim ki her türlü hayat formu kozmik bir zorunluluktur. Ancak, gerek ilmi literatürde ve gerekse medya arenasında şu iki hususun birbiriyle karıştırıldığını görüyoruz: Allah referans sistemi ile Kul referans sistemi! Bu iki referans sistemi birbirinden radikal olarak farklıdırlar.

Devamı...
 
ANTROPİK PRENSİP ÜZERİNE
Yazar Sertaç ÖZENLİ   
Cumartesi, 12 Ağustos 2006
ANTROPİK   PRENSİP   ÜZERİNE
 

Sertaç ÖZENLİ

 

G l o b a l  U z a y – Z a m  a n   G e o m e t r i s i  v e  K â i n a t l a r                       A s a n b l e s i  O l a r a k   K o z m o l o j i. Kâinatımızın bugün artık belirli bir yapıya sahip olduğunu biliyoruz. Bu yapının araştırılması iki şekilde yapılabilir: Lokal metod ve Non-lokal (Global) metod.

Devamı...
 
Enformasyon Teorisine Kısa Bir Bakış
Yazar Sertaç Özenli   
Cuma, 31 Mart 2006

ENFORMASYON TEORİSİNE KISA BİR BAKIŞ

Enformasyon  teorisi, mesajların yeterli ve verimli bir şekilde transmisyonuyla ilgili problemlerle uğraş veren bir teoridir. Teori, mesajların doğru, ve ekonomik transmisyo-nun gerektirdiği teknikalite ile meşgul olur.
Devamı...
 
Objektiite
Yazar Sertaç Özenli   
Cuma, 31 Mart 2006

OBJEKTİVİTE

 

 

Objektivite, ilimde son derece önemli bir kavramdır. Başlangıç olarak belirtelim ki, kabül edilen realite görüşüne göre realite, objektif’lik hassasına (kalitesine) sahip olmalıdır, mümkün olduğu kadar az sayıda antropomorfik özelliklere sahip olmalıdır. Başka bir deyişle, realite, her ne ise, herkes için aynı görünmelidir.

Devamı...
 
Senplisite
Yazar SertaçÖzenli   
Cuma, 31 Mart 2006

SENPLİSİTE   ÜZERİNE

 

Yeterli bir endüktif enferans teorisi için bir sine qua non, vazgeçilmez bir gerekliliktir. İlim ve Filozofi literatüründe dolaylı olarak sözü edilen senplisite  (sadelik, basitlik), niyet ve nüans yönünden sayısız çeşni gösterir. Biz burada, çeşitli niyet ve nüanslarla ortaya çıkan senplisite hakkındaki yazılanları sınıflandıran bir şema ile özetlemek istiyoruz. Senplisite, kullanımına göre,
A)Ontolojik senplisite: a)Sübjektif (psikolojik), b)Objektif (non-psikolojik) olarak iki alt üniteli,
B) Deskripsiyonel (tasvirleyici) senplisite: a) Notasyonal, b) Lojik (veya strüktürel) olarak iki alt üniteli, olmak üzere sınıflandırılabilir.
Devamı...
 
Parazitlerin Benefisiyal Efekti
Yazar Sertaç Özenli   
Salı, 28 Mart 2006
PARAZİTLERİN(OLUMSUZLUKLARIN) BENEFİSİYAL EFEKT'İ

 

Bu, “Olumsuzlukların faydalandırma, faydalı kılma etkisi” olup, son derece önemli bir konudur. Komünikasyon Teorisinden biliyoruz ki, her cins iletişim kanallarındaki parazitler, ki birer olumsuzluktur, belirsizliğin artmasına neden olacağından, output (çıkış)ta mesaj enformasyon muhtevasının artmasına neden olacaktır. Parazitleri (olumsuzlukları) minimize etmek için yeni teknolojiler, teknikaliteler geliştirileceği âşikârdır. Bu ise ilgili ilmin, teknolojinin, insanlığın daha çok faydası için yenilenmesi, geliştirilmesi demektir. Bu ise bir benefisiyal efekt’tir, bunu da herhalde herkes takdir edecektir.

Bireylerin de, algılanan mesajları, gerek dedüktif ve gerekse endüktif olarak, prosesleme kanallarında (biyolojik bozukluklar hariç, çünkü bunlar konumuz dışındadır) çeşitli parazitlerin var olduğu veya olabileceğini belki bazılarımız tahmin edebiliyordur. Bunlar; bireysel bilgi küme ve kernelinin zayıflığı, düşüncede defo ve düşünme tembelliği, gerek mantal gerek psikolojik (ruhsal) aberrasyon, önyargılar, bâtıl inançlar, taraf tutmalar, bilhassa sahte ünvan veya şöhret sahibi kişilerin sömürü veya riya dolu sözlerinin hipnozu altında kalmak, bireysel egolar, emosyonal yapının daima akıl ve  iradenin önünde gider olması, söylenenler doğru bile olsa araştırarak doğruluğunu görme ve onu bir kez daha kanıtlama isteğinin ya mevcut olmaması veya çok eksik olması, bütün bunlardan kurtulma motivasyonunun ve şayet bu var ise, bu motivasyonda stabilitenin mevcut olmaması veya noksanlığı, ve dogma’lardan başkaları değildir! Şeytanın bir parazit kümesi olduğu asla unutulmamalıdır!

Olumsuzluklar, endojenik (iç kaynaklı) ve exojenik (dış kaynaklı) olarak, bireylerde iki yönlü etki gösterir:

v    Non-prodüktif olarak (üretken olmayan olumsuzluk),
v    Prodüktif olarak (üretken olan olumsuzluk),
Non-prodüktif halde, birey olumsuzluğun (veya olumsuzlukların) etkisi altında belirgin bir çöküntü, bezginlik, bitkinlik, endişe, üzüntü ve eziklik içindedir, ve bu hal, O’nun, bunlardan kurtulma potansiyel gücünü yok ederek çıkışı olmayan karanlık bir kuyuda kalmasına neden olur. Çünkü bunlar, bireyin, bir dinamik proses olan fonksiyonel self-organizasyonunu (strüktürel olmasa bile) bozan faktörlerdir. İstenen bir hal olmadığı da âşikârdır.

Prodüktif halde ise, birey olumsuzluğu (olumsuzlukları); kendini daha iyi tanımak, olgunlaşmak, bunlardan minimum seviyede etkilenmek, veya bunları faydalı şekillere dönüştürmek, dönüştürebilmek için yeni stratejiler bulmak, geliştirmek, ve tekrar vukuunda etkilenmemek ve daha faydalı ve verimli hale gelmek, nefsini terbiye etmek için kamçılayıcı, motive edici birer ajan olarak görür, ve kullanır ki en çok arzu edilen, istenen bir hal olduğu da yine âşikârdır.

Olumsuzlukların (parazitlerin) benefisiyal efekt’inin en güzel misâli “sabır”dır. Sabır asla, non-prodüktif halde, hâli şu veya bu nedenle (mazeretlerle) kabullenip beklemek değildir! Olumsuzlukları (şeytan’ın verdiği vesveseler de dahil) prodüktif kılmak için gerekli özverinin, çabanın, yukarda söylendiği şekilde gösterilmesi, eyleme geçilmesi sürecidir! Sabır, olumsuzlukların non-prodüktif süreci olarak algılandığı sürece, “sabır” değil, sadece beyhude bir bekleyiştir. Sabır, her türlü olumsuzluğu, aklın, ilmin ve imanın ışığı altında isyan etmeden, prodüktif kılma sürecidir! Bu hem bireyler, hem de bireylerin meydana getirdiği toplumlar için de geçerlidir, ve şüphesiz mükemmel bir nefis terbiyesidir!

Netice veya neticelerin elde edilebilmesinde parazitlerden (olumsuzluklardan) dolayı, bireyin belirsizliği arttıkça, benefisiyal efekt için ihtiyacı olan gerekli enformasyon miktarı da artacaktır! Hemen görüyoruz ki bu belirsizliklerin gerçek kaynağı, bizzat bireyin kendisidir! Enformasyon fonksiyonları şüphesiz, olumsuzlukların non-prodüktif veya prodüktif seviyede algılanmasına bağlı olacaktır. Ve yine hemen bir netice olarak görürüz ki olumsuzluklar (parazitler) sistemin (bireyin) prodüktif halde, daha iyi, daha regüler performans göstermesine, ve self-organizasyonuna neden olacaktır. Self-organizasyon; sistemin, daha fazla konpleksite ve daha az gereksizliklerle, daimi olarak bir “tekrar-reor-ganizasyonun” takip ettiği sürekli bir “dezorganizasyon” olarak karşımıza çıkmaktadır. Böylece, parazitlerin, bireylerde, ortaya çıkan yeni şartlar için adaptif reaksiyonlar hâsıl edebileceğini öğrenmiş oluyoruz.

Mütasyondaki bazı hataların, yeni şartlara uyum sağlayabilen adaptif yeni türlerin ortaya çıkmasında temel rol oynayan  bir parazit olduğunu da bu arada belirtmiş olalım.
Devamı...
 
FENOMEN
Yazar SERTAÇ ÖZENLİ   

FENOMEN

Nedir fenomen? İlim adamı, bir olayı bir fenomen olarak nasıl algılar? Ve ne cins fenomen olduğunu nasıl söyler?

Devamı...
 
Metafizik
Yazar Sertaç ÖZENLİ   
Pazar, 19 Şubat 2006

                                                            BİRAZ  METAFİZİK


         Filozoflar, “metafizik” başlığı altında oldukça geniş bir spektrumda değişik konuları, kavramları gündeme getirip tartışmışlardır. Dolayısıyla tartışmalara konu teşkil eden geniş spektrumlu değişik konulardan dolayı, bunların bütününe uygulanabilecek bir tarif vermek oldukça güçtür. Metafizik, inanılıyor ki ilk olarak, 70 B.C. (Milâttan önce 70 yılı) de, Aristotle’nun Fizik(i) tartışmalarından sonra, belirli bazı yazılı çalışmalarına uygulanma-sıyla kullanılmıştır, ve deyim, “Fizik’ten sonra” minimum ithalini (deyim olarak) ifade için kullanılmıştır, ve şüphesiz bu deyim metafiziğin konusu ve muhtevasına bir ışık tutmamaktadır (Halen de gayet muğlak olan “fizik ötesi” anlamında kullanılmaktadır).

Devamı...
 
Yıldızlara seyahat ve ikizler problemi
Yazar Administrator   
Pazar, 19 Şubat 2006
                               YILDIZLARA SEYAHAT VE İKİZLER PROBLEMİ

          Rölâtivite teorisinin rasyonel bir neticesidir, ve çok tartışılmıştır. Hemen herkes, hatta klâsik filozoflar, kendilerine aydın diyen kişiler, ve şüphesiz halk kitleleri için daima bir paradoks olmuş, ve bu paradoksal görünüşüyle kişileri aldatmış, Einstein teorisinin semantiğinin anlaşılamadığını ortaya koymuştur.

Devamı...
 
Adaptif ve öğrenen sistemlere bir bakış
Yazar Administrator   
Pazar, 19 Şubat 2006
ADAPTİF VE ÖĞRENEN SİSTEMLER’E BİR BAKIŞ
        Adaptif ve öğrenen sistem ile “fonksiyonel yapı ve özelliklerini, zaman içinde geliştirme ve iyileştirme yeteneğine sahip olan sistem” demek istiyoruz. Öğrenme ihtiyacı, “belirsiz şartlar” altında operasyon zorunluluğundan doğar, çünkü bu halde, operasyon şartları üzerinde daha önce’den sahip olduğumuz enformasyon çok kıt ve yetersizdir. Öğrenen sistemler kendi operasyonları için öğrenme proseslerine bağlıdırlar. Bu prosesler, öğrenen sisteme; gözlenen belirsiz operasyon şartları için eksik ve yetersiz olan hâlihazırdaki enformasyonun yeterli seviyeye gelmesine, kazanılmasına imkân verir.
Devamı...
 
Diğerleri...
(C) 2008 NATUREL İLİMLER AKADEMİSİ
Tasarım: Dijiweb